
Sekonder hiperparatiroidizm (SHPT) son dönem böbrek hastalığı olan hastaların büyük kısmında böbreklerden D vitamini üretiminin azalmasına bağlı olarak gelişir. Sekonder hiperparatiroidizmde, yükselmiş paratiroid hormon kemikte istenmeyen bazı durumlara neden olmaktadır. Tedavi edilmediği durumlarda kemiklerde demineralizasyona, yapısal kuvvet kaybına, kırıklara ve kemik ağrılarına sebep olur. Paratiroid bezin aşırı aktivasyonu ayrıca immün sistemde, baskılanmayla birlikte kemik iliğinde, damarlarda, kalpte ve diğer organlarda kalsifikasyonlara sebep olabilir.
Yüksek paratiroid hormon (PTH) düzeyleri, kardiyovasküler kalsifikasyon ve kemik hastalıkları gibi morbiditelere yol açabilir ve mortalitede artışa sebep olabilir. Yapılan çalışmalarda normal PTH değerleri ile karşılaştırıldığında PTH değeri 500 ve üzerinde olan hastaların mortalite risklerinde artış olduğu gösterilmiştir. Benzer şekilde; hastalardaki PTH değerinin 495 pg/ml’nin üzerine çıktığı durumlarda da ani ölüm riskinin arttığı gösterilmiştir.
Geleneksel vitamin D tedavileri; SHPT tedavisinde, bir kısım hastada yetersiz kalmakla birlikte, hastaların çoğunun PTH düzeylerini azaltmakta etkilidir. Ancak, paratiroid bez üzerindeki etkilerinin yanı sıra kemik ve barsaklar üzerindeki yoğun etkilerine bağlı olarak istenmeyen şekilde kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) düzeylerinde artışa sebep olmaktadır. Yüksek kalsiyum ve fosfor düzeyleri artmış morbidite ve mortaliteye neden olur ve istenmeyen bir şekilde hastanın ihtiyacı olan vitamin D tedavisinin kesilmesine yol açar. Serum fosforunun her 1 mg/dl artışının mortalitede % 6 artışa neden olduğu gösterilmiştir. K/DOQI tarafından yayınlanan rehberde de PTH düzeylerinin yanısıra Ca x P düzeyinin de önemi vurgulanmıştır. Ca x P değerlerindeki artışın kardiyovasküler mortalite ile bağlantısı netleştirilmiş ve maalesef böbrek yetmezliği hastalarını normal popülasyona göre 10 – 30 kat fazlası ile kardiyovasküler kaynaklı ölümler riski ile karşıkarşıya olduğu belirtilmiştir. Diyaliz hastalarının muhtemel komplikasyonlardan korunması hedeflenerek, Ca x P düzeyinin giderek daha dar bir alanda takip edilmesi önerilmekte, en son yayınlanan rehberde de üst sınır 55 mg2/dl2 olarak belirtilmektedir.
İlgili ürün(ler)e ulaşmak için tıklayınız.