A Promise For Life
 

 
 
 
Mide Hastalıkları

Sindirim sistemi alınan gıdaların sindirilmesi, kişinin ihtiyacı olan maddelerin kan dolaşımına verilmesi ve işe yaramayan kısımların da vücuttan uzaklaştırılmasından sorumludur. Sindirim sistemi ağızda başlar ve yemek borusu, mide, ince barsaklar, kalın barsaklar olarak devam ederek anüste sonlanır. Sindirim işlemi sırasında mide, asit maddeler (yakıcı maddeler) salgılayarak yiyeceklerin sindirilmesini sağlar. Ancak bunu gerçekleştirirken kendisini bu yakıcı sıvılardan koruyacak maddeler (mukus) de salgılar.

Sindirim sisteminde sıklıkla gözlenen hastalıklardan bazıları dispepsi, gastrit, reflü ve peptik ülserlerdir.

Dispepsi strese bağımlı olarak gözlenebilen ve hastalarda hazımsızlık, bulantı, ve yanma hissine neden olan bir hastalıktır.

Gastrit ise, midenin en iç tabakasının iltihaplanmasıdır. Gastrit çok çeşitli nedenler sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenlerden bazıları alkol ve çeşitli ilaçlardır. Tüm bu nedenlere ek olarak Helicobacter pylori adı verilen bir bakteri ve stres de gastrite neden olmaktadır. Gastrit hastalarında da bulantı ve mide ağrısı şikayetleri gözlenir.

Reflü, asit olan mide içeriğinin yemek borusuna (özofagus) geçmesidir. Reflü hemen herkeste, hergün gözlenebilen bir durumdur. Genelde bu durum önemli bir soruna yol açmaz; ancak hastaların yaşam kalitesinin azalmasına neden olur. Bazı hastalarda boğaz ve yutak bölgesinin, yiyecek borusu ya da solunum (nefes borusu, akciğerler) dokularının hasar görmesine neden olabilir. Hastalar özellikle iman tahtası olarak bilinen göğüs kemiğinin (sternum) arkasında hissettikleri yanma ve sıcaklıktan şikayet ederler.

Peptik ülserler, mide-barsak sisteminde gözlenen iltihaplı yaralardır. Kabaca 2 gruba ayrılmaktadır. Midede gözlenen ülserler mide ülserleri (gastrik ülser), oniki parmak barsağında gözlenen ülserler ise duodenum ülserleri olarak adlandırılırlar. Mide ülserleri, normal mide savunmasında, diğer bir deyişle kendisini korumak için salgıladığı sıvı miktarındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıkarlar. Bu bozukluk nedeniyle yiyeceklerin sindirilmesi sırasında salgılanan asit sıvı midenin iç katmanına zarar vererek yara oluşumuna neden olur. Hastanın birşey yemesi çoğu zaman ağrı nedenidir. Duodenal ülserler en sık görülen ülser tipidir. Mideden salgılanan fazla asit sıvı, onikiparmak barsağına geçerek buradaki dokulara zarar verir ve ülser gelişimine neden olur. Hastalarda sıklıkla mide bölgesinde ağrı vardır ve bu ağrı hastanın birşeyler yemesi ile geçer. Ağrı sıklıkla geceleri gözlenmektedir. Hem mide, hem de duodenum ülseri bulunan hastaların çoğunda Helicobacter pylori enfeksiyonu gözlenmektedir.

Helicobacter pylori, midenin koruyucu salgı tabakasının altında çoğalıp yaşayan bir bakteridir. H. pylori salgıladığı maddelerle hem midenin asit salgısından kendisini korur, hem de midenin iç tabakasına hasar verir. Bu nedenle dispepsi, gastrit ve ülser gibi hastalıklara neden olur. H. pylori ayrıca mide kanserlerine de neden olmaktadır. Bu nedenle 1994 yılında Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından, kanserojen (kansere neden olan) olarak sınıflandırılmıştır. Kalabalık yaşam, kötü hijyen koşullar ve düşük sosyoekonomik koşullar enfeksiyon oranını artırmaktadır. Etkenin bulaşma yolları tam olarak bilinmemekle birlikte, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, kontamine (bakterinin bulaşmış olduğu, kirli) sular sorumlu tutulmaktadır. Diğer olası bulaşma yolları tükrük, mide salgıları, kontamine yiyecekler ve dışkı olabilmektedir. Helicobacter pylori enfeksiyonları dünyada oldukça yaygındır. Türkiye’deki erişkinlerde de, H. pylori görülme sıklığı, gelişmekte olan diğer ülkelere benzer olarak %80-85 olarak belirlenmiştir. Bu kadar sık görülen Helicobacter pylori adlı bakterinin, sindirim sistemi üzerinde sebep olduğu hastalıklardan korunabilmek için, bakterinin yok edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle tedavide çoklu antibiyotik tedavisi kullanılmaktadır.

Daha fazla bilgi için lütfen doktorunuza başvurun.

Referanslar:

1. Cecil Essentials of Medicine
2. Harrison's Principle of Internal Medicine

İlgili ürün(ler)e ulaşmak için tıklayınız.