A Promise For Life
 

 
 
 
Crohn

Crohn hastalığı sindirim sistemini oluşturan ağız, yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardaki bir veya birkaç bölümü tutabilen, tutulan bölümde kalınlaşma ve ülserler oluşturan bir hastalıktır.

Barsaktaki kalınlaşma bu bölgelerde darlıkların oluşmasına yol açabilir. Hastalıklı bölgeler birkaç santimetre uzunluğunda olabileceği gibi bir metreyi aşan uzunlukta da olabilir. Hastalık en çok "ileum" denilen ince barsakların son kısmını tutmaktadır. Kalın barsak ve anüs bölgesini de sıklıkla tutabilmektedir. Anüs bölgesinde "fistül" olarak isimlendirilen iltihabın aktığı delikler bulunabilir.

Nedenler ve Risk Faktörleri

Crohn hastalığının sebebi bilinmemektedir. Diğer bazı hastalıklarda olduğu kadar ailesel geçiş yoktur. Ancak Crohn hastalarının birinci derece akrabalarında Crohn hastalığı veya benzer bir inflamatuvar barsak hastalığı olan ülseratif kolit açısından az da olsa risk artışı söz konusudur. Bu risk çok az olduğundan çocuk sahibi olma açısından hastaya engel oluşturmaz. Hastalık bulaşıcı da değildir ve hasta kişiden sağlıklı kişiye geçmemektedir. Ancak virüs veya bakteri türü bir infeksiyöz ajanın, kişinin savunma mekanizmalarındaki yatkınlık durumlarına bağlı olarak hastalık oluşumunda rol oynadığı düşünülmektedir. Sigaranın önemli bir risk faktörü olduğu unutulmamalıdır.

Belirti ve Bulgular

Crohn hastalığı tutulan bölgeye göre değişik bulgulara yol açabilir. En sık olarak karın ağrısı ve ishal olur. Barsakta ciddi derecede daralmanın oluştuğu hastalarda karında şişkinlik, ağrı, kusma, kabızlık görülebilir. Kalın barsağın tutulduğu hastalarda dışkı ile kan gelmesi de görülebilir. Crohn hastalığının aktif döneminde, hastalar yorgunluk, halsizlik hissederler ve ateşleri olabilir. Anüs çevresinde çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller ve apseler hastalığın diğer bulgusudur. Crohn hastalarının bir kısmında gözler, cilt, ağız ve eklemlerle ilgili yakınmalar, bulgular da olabilir.

Tanı

Sıklıkla haftalar-aylar süren karın ağrısı, ishal, kilo kaybı yakınmaları olan kişilerde Crohn hastalığından şüphe edilir. Basit kan tetkikleri, kansızlık ve iltihaplanmanın bazı bulgularını gösterebilir. Daha ileri tetkikler, ağız yoluyla verilen baryum adlı ilaç alındıktan sonra mide, ince barsak filmlerinin çekilmesi ya da anüsten aynı ilaç verilerek kalın barsak filmlerinin çekilmesidir. Tanı açısından en önemli tetkiklerden biri kolonoskop denilen bükülebilir cihazlarla kalın barsağın içeriden görülerek incelenmesidir. Bu inceleme sırasında tanıda önemli olabilecek biyopsiler alınarak patolojik inceleme için gönderilebilir.

Tedavi

Günümüzde Crohn hastalığını tamamen iyileştirmek henüz olası değildir, ancak doğru tedavi ile hastalığın uzun süreli yatıştırılması, atakların önlenmesi, yakınmaların düzelmesi sağlanabilmektedir.

Tedaviyi 2 başlık altında toplamak mümkündür;
  • İlaç Tedavisi
  • Cerrahi Tedavi

İlaç Tedavileri

1. 5-Aminosalisilatlar

Bu grupta yer alan ilaçlar Crohn hastalığının tedavisinde birinci basamak tedavi olarak kabul edilir. Genellikle hafif ya da orta dereceli vakalarda hastalar sulfasalazin ile tedavi edilir. Bu ilacın uzun süreli kullanımı da gerekebilir veya diğer ilaçlarla beraber kullanılabilir. Sulfasalazin ender olarak bulantı, baş ağrısı, kansızlık, deri döküntüleri ve ishale neden olur. Bu yan etkilerin görüldüğü vakalarda sulfasalazinin benzeri olan 5-aminosalasilik asit tercih edilebilir.

2. Kortikosteroidler

Hastalığın şiddetlendiği dönemlerde, steroid (prednizolon) tedavisinden yararlanılır. Yan etkileri nedeni ile çok dikkatli kullanılmalıdır. Steroid kullanımı ile yüzde genişleme (ay dede yüzü), sivilce gelişimi, iştah artması, kilo artışı, gözlenebilir. Kemiklerden kalsiyum kaybı sonucunda, kemik dokuda zayıflamaya neden olur. Hastalarda şeker hastalığı gelişimi ve kan basıncında yükselme olabilir. Steroidler hastanın enfeksiyonlara (mikrobik hastalıklar) karşı duyarlılığını da arttırır. Steroidler uzun süre kullanılması ile böbrek üstü bezleri (adrenal bez) baskılanır. Bu nedenle vücutta normalde salgılanan hayati öneme sahip olan steroidler gerekli durumlarda ihtiyaç duyulan miktarlarda salgılanamaz. Bu nedenle steroidleri kullanırken ve ilacı keserken çok dikkatli olunmalıdır. Steroidler doktor kontrolünde zaman içinde doz azaltılarak kesilmelidir.

3. İmmünsupresif ilaçlar

Azatiopirin ve 6- merkaptopürin bu grup ilaçlardır. Bağışıklık sistemini kuvvetli baskıladıkları için ciddi yan etkilere neden olabilirler. Yan etkileri arasında kan hücrelerinde baskılanma, pankreas (pankreatit) ve karaciğer (hepatit) iltihabı, böbrek hasarı, sinir hücrelerinde iletim bozukluğu sayılabilir.

4.Tümör nekroz faktör blokerleri

Tümör nekroz faktör, Crohn hastalığı patogenezinde rol aldığı düşünülen ve inflamasyonu provoke eden bir proteindir. Crohn hastalarında bu proteinin düzeyleri artmıştır. Tümör nekroz faktörün baskılanması romatoid artrit, psöriyatik artrit ve ankilozan spondilitte olduğu gibi Crohn hastalığında da etkili bulunmuştur. Tümör nekroz faktör blokerleri bu proteinin neden olduğu inflamasyonu baskılayarak hastalığın semptom ve bulgularını azaltır. Bu gruptaki ilaçlar geleneksel ilaç tedavilerine yeterli yanıt alınamadığı durumlarda kullanılmaktadır.

Daha fazla bilgi için lütfen doktorunuza başvurun.

Referanslar

1. Friedman S, Blumberg RS. Inflammatory bowel disease. In: Kasper DL, Braunwald E, Fauci AS, et al. Harrison's Principles of Internal Medicine; 17th edition. New York, NY: McGraw-Hill; 2008.
2. Stenson WF. Inflammatory bowel disease. In: Cecil Textbook of Medicine, 23rd edition. Philadelphia, Pennsylvania: W.B.Saunders; 2007.
3. Baumgart DC, Sandborn WC. Inflammatory bowel disease: clinical aspects and established and evolving therapies. Lancet 2007; 369: 1641–57.

İlgili ürün(ler)e ulaşmak için tıklayınız.