
Abbott Diyabet Grubu'ndan, Diyabetli Dostu Eczaneler Kulübü, DEK!
DEK, çok sayıda diyabetliye hizmet veren eczanelerin genel diyabet takibi ve diyabet takibinin önemli bir parçası olan kan şekeri ölçüm sistemleri konusundaki bilgi ve eğitim düzeylerini artırmak ve böylece diyabetlilere sundukları hizmete katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur. DEK'e üye olmak isteyen eczaneler basvuru@dekliyiz.com e-posta adresi aracılığıyla başvuru yapabilir, bilgi talep edebilirler.
Yediğimiz besinler vücutta enerji olarak kullanılmak üzere glukoza (kan şekerine) dönüştürülür. Midenin arka yüzeyinde yerleşik bir organ olan pankreas, kaslarımızın ve diğer dokuların kandan glukozu alıp enerji olarak kullanmalarını sağlayan "insülin" adı verilen bir hormon üretir.
Diyabet, pankreasın yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömürboyu süren bir hastalıktır.
Gençlik çağı diyabeti olarak da adlandırılır. Genellikle 5-15 yaşlarında ortaya
çıkar. Tip 1 diyabette pankreasın insülin üreten hücreleri sebebi bilinmeyen
bir şekilde yıkılır. Dolayısıyla pankreas çok az insülin üretir ya da hiç
üretemez. Insülin olmadan şeker kullanılamaz ve kan dolaşımında kalır. Bunun
sonucunda da kan şekeri yükselir.
Tip 1 diyabetin belirtileri genellikle aniden başlar.
Tip 1 diyabetlilerin hastalığın başlangıcından itibaren insülin kullanmaları
gerekmektedir.
Tip 2 diyabet sıklıkla orta yaşın üzerinde, diyetinde yağlı yiyecekleri bol oranda tüketen şişman ve hareketsiz bireylerde daha sık görülür. Genellikle ailede diyabetli bireyler vardır. En sık görülen diyabet tipidir. Türkiye’de yaklaşık 2.5 milyon tip 2 diyabetli olduğu tahmin edilmektedir.
Tip 2 diyabette pankreas insülin üretir ancak miktarı yeterli değildir ya da yeterli derecede kullanılamaz.
İlk başlarda insülin üretimi tamamen bozulmamıştır. Çoğunlukla başlangıçta diyet, egzersiz ve ağızdan kullanılan ilaçlarla tedavi edilebilir. Ancak bir süre sonra, pankreastaki insülin üreten hücrelerin fonksiyonlarının bozulmasından dolayı insülin tedavisine gerek duyulur.
Gebelik diyabeti ilk kez hamilelik esnasında, gebelikten kaynaklanan hormon değişikliklerine baglı olarak ortaya çıkan diyabettir. Daha önceden diyabetli olup daha sonra gebe kalanlara gebelik diyabeti denmez.
Hormonal değişikliklere bağlı olarak daha çok gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkar ve sıklıkla doğumu takiben tamamen düzelir.
Bu hastalarda, sakat doğuma yol açma riskinden dolayı kesinlikle şeker düşürücü haplar kullanılmaz. Gerekiyorsa gebelik sonlanana kadar insülin tedavisi uygulamak gerekebilir.
Bu grup hastalarda daha sonra tip 2 diyabet gelişme riski %40-60 civarındadır.
Gebelikte diyabet taraması yapılması gereken risk grupları şunlardır:
Diyabetin konrol altında tutulamaması yani kan şekeri kontrolünün sağlanamaması, kısa veya uzun dönemde sağlık sorunları oluşturur. Diyabetin neden olduğu bu hasarlar komplikasyon olarak tanımlanır.
Vücudunuz tıpkı bir motor gibi çalışmak için yakıta ihtiyaç duymaktadır ve ancak doğru yakıt sağlandığında düzgün çalışabilir. Normal şartlar altında bu yakıt glukozdur. Ancak yeterli glukoz yoksa vücudunuz yakıt depolarını -yani yağları- kullanmaya başlayacaktır. Yağ, kullanılmadan önce, keton olarak bilinen küçük parçalara ayrılmalıdır. Bu nedenle yakıt olarak yağ kullanırken kanınızdaki keton düzeyi yükselmeye başlayacaktır. Bu durum genelde glukoz düzeyi yetersiz olduğunda oluşur - örneğin belirli bir süredir veya yorucu bir egzersizden sonra yemek yemediyseniz. Bununla birlikte diyabetiniz varsa keton düzeyleri artan glukoz düzeyleriyle de artma eğilimindedir. Bunun nedeni vücudunuzun, kanınızdaki glukozu kaslarınıza ve beyninize taşıması için insüline ihtiyaç duymasıdır. Yeterli insülin yoksa glukoz kanda kalmaya devam eder ve beyin ve kaslar bunun yerine yağ yakar. Dolayısıyla kandaki glukoz ve keton düzeyleri artmaya başlar. Yüksek keton düzeyleri, mide bulantısına ve puslu görmeye neden olabilen diyabetik ketoasidoz (DKA) denilen bir duruma neden olabilir.
Doğru insülin dozunun belirlenmesi uzun sürebilir ve bu sürede yine yüksek keton düzeyi riski altında olabilirsiniz.
2. Kan glukoz düzeyinizi düzenli şekilde izlemezsenizKan glukoz düzeylerinizin belirti olmaksızın yükselmesi çok kolaydır. Kan glukoz düzeyinizi düzenli şekilde kontrol etmezseniz yüksek keton düzeyleri oluşabilir.
3. HastaysanızVücudunuz hastalığa karşı savunma mekanizması nedeniyle daha çok glukoz üretir. Ancak bu talebi karşılamaya yetecek kadar insülin yoksa vücudunuz enerji yapmak için başka bir yakıt kaynağına (yağa ve onun yan ürünleri olan ketonlara) yönelir.
Kan keton düzeyinin izlenmesi size ekstra güvence sağlar ve diyabet tedavisinde etkin bir yöntemdir. Keton düzeylerinin izlenmesi yükselmeleri erken dönemde tespit etmenizi kolaylaştırarak, sizin ve diyabet tedavinizi uygulayan sağlık çalışanları için keton düzeylerinin normale çekilmesine yardımcı olacaktır.
Keton için kan testi Kandaki keton düzeyi idrardakinden çok daha erken tespit edilebilir. Bu nedenle kan keton testi yaklaşan ketoasidoza karşı sizi erken uyarabilir.
Kan keton testinden kimler en çok yararlanır?
Kan şekeriniz çok düşükse hipoglisemi durumu oluşabilir. Baş dönmesi, titreme veya terleme yaşabilirsiniz.
Diyabet hastasıysanız fiziksel aktivite genelde kan şekeri düzeylerinizi düşürebilir. Bu durum sadece insülin kullanan kişiler için geçerli değildir - bazı tabletler de bu etkiye neden olabilir.
Bu nedenle kan şekeri düzeylerinizin aşırı şekilde düşmesini önlemek için egzersizden önce ve sonra:
Kan Şekeri İzlemi; Diyabetin kontrol altında tutulabilmesi için temel şarttır. Doktorunuzun önerdiği ve evde kendi kendinize yapacağınız düzenli ve sürekli kan şekeri ölçümleri, size uygun en doğru tedavi programının belirlenmesinde doktorunuza en önemli bilgiyi verir.
Unutmayın ki; diyabet kontrol altında tutulmadığında komplikasyonları ortaya çıkar. Komplikasyonları önlemenin tek yolu diyabetinizi kontrol altına almak, diyabeti kontrol altına almanın ilk adımı kan şekeri izlemidir.
Ayrıca, kan şekerinizi düzenli ve sürekli ölçmeniz, günlük aktivitelerinizde siza rahatlık ve esneklik sağlayacaktır.
Sosyal güvenceleri kapsamında diyabetlilerin Optium kan şekeri ölçüm çubuklarına sahip olabilmesi 0800 261 75 04 numaralı Ücretsiz Danışma Hattımızdan bilgi alabilirsiniz.
Kan Ketonu İzlemi; Diyabetin en ciddi ve çabuk gelişen (akut) komplikasyonu olan Diyabetik Ketoasidozun tanı ve tedavisinin takibinde altın standart olarak kabul edilmektedir.
Optium Xceed, diyabetlilere iki test imkanı sunmaktadır. Kan şekeri testi ve kan ketonu testi. Kan şekerinizin 300 mg/dL' nin üzerine çıktığı durumlarda kan ketonunuzu ölçmeniz önerilir. Ve Yeni Optium Xceed 300 mg/dL'nin üzerindeki kan şekeri ölçümlerinizde size kan ketonunuzu ölçmeniz için uyarı vermektedir.
Optimum kan keton stripleri temini ve daha detaylı bilgi için 0800 261 75 04 numaralı Ücretsiz Danışma Hattımızdan bilgi alabilirsiniz.
Tüm sosyal güvenlik kurumlarına bağlı diyabetliler, yeni ödeme sistemi ile
Optium Plus ve Optium Omega kan şekeri ölçüm çubuklarını anlaşmalı eczanelerden alabilecekler.
Öncelikle; endokrinoloji ve metabolizma, iç hastalıkları, çocuk sağlığı hastalıkları uzman hekimlerinden biri tarafından uzman hekim strip kullanım raporunuzun düzenlenmesi gerekmektedir. Optium Plus/ Optium Omega kan şekeri ölçüm çubuğunuzun, belirlenmiş kullanım miktarınıza göre, 3 aylık dozda doktorunuz tarafından reçetelendirilmesi gerekmektedir.
Eğer;